İsmail Hakkı CENGİZ

İZMİR / BAYRAKLIih.iyiinsan.com

GENEL HABERLER’DE DEVRİM

Haberlere yeni bir anlayış

Makale

Millî Bilincin Çok Derin ve Yaratıcı Direnişi

2024-11-08 00:00:00
Okunma: 1 | Yorum: 0

Türkler İslamiyet’le tanışınca,
o coğrafyadan, o ortamdan, İslam’dan ziyade Arap Kültürü’nü almışlar. Bu kültür,
din kuralları kılıfı içinde Türklere dayatılmış. Eh, atalarımız da “madem yeni
bir dine girdik, gereği neyse yapacağız” deyip o dayatmalara rıza göstermişler!

Arapların, Türklere ve İslam’ı
kabul eden bütün milletlere dayattığı en önemli kültür unsuru; Arapça isimler… “Yeni
doğan çocuklarınıza Arap isimleri vermek sevaptır.” Tabii doğrudan doğruya “Arap
isimleri” demiyorlar… “Din büyüklerinin, sahabenin isimleri” diyorlar!

Sonuç değişmiyor. Sahabe
isimleri koyuyorum diye, Arapça isimleri koyuyorsun. Sonra, bu isimler gelenek-görenek
haline geliyor. Dededen-nineden toruna, yakınlardan yakınlara… Artık, öyle benimseniyor,
kanıksanıyor ki Türkçe isimler unutuluyor. Kimsenin aklına, çocuğuna Türkçe
isim koymak gelmiyor bile… Arap Kültürü o kadar egemen hale geliyor ki dindar
olmayanlar bile çocuklarına Arap isimleri koyuyor.

Fakat milletlerin bir millî
bilinci, bir bilinçaltı var… Orası direniyor! Hem de baskın kültürün ezici etkisine
karşı üstün gelecek kadar kuvvetle direniyor.

Arap kültürünü dayatanlara
diyor ki “tamam, sen Arapça isimler koymak sevap mı dedin? Peki, koyuyorum”.

Arapça adları, sevaptır diye,
çocuklara konması için baskı yapan Araplar, soyadları unutuyor. “Soyadları da
Arapça koyacaksın, sevaptır” demiyor… Orada boşluk bırakıyor.

Milletin, binyıllar boyunca
yarattığı kültürün birikimiyle oluşan millî bilinç ve bilinçaltı, “Araplaşma”ya
şiddetle karşı çıkıyor. “O vakit, diyor, soyadlarımızı Türkçe yaparız”.

Adların neredeyse tamamının Arapça,
soyadların da yine, neredeyse tamamının Türkçe olduğunu bir ay kadar önce fark
ettim. Dün Balkan Yazarları Derneği (BALYAZDER)’de toplantı vardı. Toplantı öncesi,
erken gelen altı kişi, oturmuş sohbet ediyorduk. O sohbet esnasında, bu gözlemimi
test ettik. Altı kişinin isimleri şöyleydi: Mehmet, Tahir, İsmail Hakkı,
Enver, Recai, İbrahim. Burada bir tek “Enver” Arapça gibi durmuyor, ismin
sahibine sordum, “Arapça” dedi.

Görüldüğü gibi, bütün isimler Arapça…

Sonra soyadlarına baktık. Soyadları
şöyleydi: Kömen, Gökçen, Cengiz, Güvendik, Taşezen ve Hürsever. Hepsi
Türkçe… İkisi birleşik isim, birleşik isimleri oluşturan kelimelerin de hepsi
Türkçe.

Türk, seninle gurur duyuyorum:
Çok yaratıcısın. Millî kültürün çok derin. Millî bilincin çok açık ve güçlü. Bilinçaltı
gizilgücün çok zengin ve köklü.

Özüne döneceksin!

Eminim.

x   x   x

TAVSİYE

Riya, Himalaya!

Bir VEFA, Destek,
Samimiyet ve İnsaniyet Hikâyesi

AÇIKÇA İLN EDİYORUM
(genelhaberler.com)

DİKKAT: Bu uzun bir
yazıdır. Sonuna kadar okumadan kızmayın, yargılamayın, hüküm
vermeyin. Sonuna kadar okuyun önce, ondan sonra boynum kıldan ince.

 [email protected]

<- Makale listesine don

Yorumlar

Henuz yorum yok.

Yorum Yaz