İsmail Hakkı CENGİZ

İZMİR / BAYRAKLIih.iyiinsan.com

GENEL HABERLER’DE DEVRİM

Haberlere yeni bir anlayış

Makale

SURİYE Meselesi: Trump Başka, ABD Başka, CIA Bambaşka

2024-12-13 00:00:00
Okunma: 1 | Yorum: 0

Bir ay sonra göreve resmen
başlayacak olan Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) başkanı Donald
Trump, Suriye için diyor ki “biz karışmayacağız, kendileri halletmek
zorundalar”.

Devletin başkanı böyle diyor
da devletin organları buna uyacak mı? Sayın Başkan, 2016-2020 yılları arasını
kapsayan, ilk döneminde de benzer şeyler söylemiş, “Suriye’den çekileceğiz”
demişti. Ama onu kimse dinlememiş, üsler, ABD askerleri oldukları yerde
kalmışlardı.

Bu ikinci döneminde de ABD’nin
genelkurmay’ı Pentagon, istihbarat kuruluşu CIA gibi, ABD
güvenlik organlarının Trump’ı dinleyeceklerini hiç zannetmiyorum! Çünkü zaten, “Suriye’den
çekileceğiz, oraya karışmayacağız” derken Donald Trump kendisiyle çelişiyor… Hem
İsrail’in güvenliği bizim için çok önemli diyeceksin hem de ona komşu olan ve
içi çok karışık Suriye’den çekileceksin! Önce, bu çelişkiyi gidermelisin!

Öte yandan, Amerikan Merkezî
Haber Alma Teşkilatı (CIA), başlı başına bağımsız bir devlet gibi! Ona tam
olarak hiçbir ABD başkanının hâkim olabileceğini, onun “operasyonları”nı
durdurabileceğini düşünmüyorum.

Meselâ, şu anda CIA Suriye
meselesinin neresinde?

Bana öyle geliyor ki CIA şu
anda Suriye’nin kalbinde, başkent Şam’da… HTŞ lideri Golani’nin yanı
başında… Onu eğitiyor, donatıyor, yönlendiriyor… Ona danışmanlık yapıyor. Bir
terör örgütü olduğu kabul edilen HTŞ’nin, böyle bir danışmanlık almasa, bu
kadar hızlı ilerlemesi, düzenli bir ordu gibi disiplinli hareket etmesi
beklenebilir miydi? Hele hele yağma, tecavüz, katliam gibi korkulan ve bir
terör örgütünün karışabileceği suçlardan uzak durması mümkün olabilir miydi?

Tabii ki böyle feci eylemlerin
yapılmaması çok sevindirici, bunu kim sağlamışsa sadece takdir edilir. Ama bunu,
Golani’yi aşan bir üst aklın sağladığı da görülmeli.

ŞAM NASIL TESLİM
ALINDI/EDİLDİ

7 Aralık Cumartesi günü, HTŞ
Şam’a yaklaşırken, ajanslara bir haber düştü: “Esad, Amerikalılarla
görüşüyor.” Bu haber üzerinde fazla durulmadı. Hadiselerin gelişmelerinden
anlıyoruz ki o görüşmeler doğruydu ve Esad, ABD’lilerle bir pazarlık yapıyordu: Pazarlığın, kısaca, HTŞ’nin Esad’ın kaçmasına göz yumması, buna karşılık, Şam’a
girerken bir dirençle karşılaşmamaları şeklinde olduğu anlaşılıyor. Bu arabuluculuğu
yapan ABD/CIA da Golani’ye bu kolay “zafer” sonrası, katliam, yağma ve
tecavüz olaylarından uzak durmalarını, herkesin can ve mal güvenliğini garanti
etmeleri tavsiyesinde bulunmuş olmalıydı. Şimdiye kadar gelen haberler, bu
anlaşma ve tavsiyelere uyulduğunu gösteriyor.

Ayrıca Golani’nin, sivil bir
devlet adamı gibi, gayet “ağırbaşlı”, sakin, “güven veren”
davranışları da arkasında, “büyük” bir devlet aklı, üst akıl olduğunu
kanıtlıyor.

Kabul etmek lâzım ki bu da hem
Suriye’nin hem de başta Türkiye olmak üzere bütün bölge ülkelerinin menfaati
için olumlu bir hal ve hareket tarzı.

Tabii yine de diğer Ortadoğu
ülkelerindeki eski ABD maceraları, İsrail’in şımarıklığı ve her an yaptığı çılgınlıklar,
bize ihtiyatlı olmayı ve erken sevinmemek gerektiğini hatırlatıyor.

ABD’ye ve onun devletten
bağımsız olduğu izlenimleri veren Pentagon ve CIA’sına güvenemiyoruz. Temenni
ediyoruz ki geçmişin acı tecrübelerinden onlar da ders almış olsun ve bu sefer
aklın ve insanlığın yolundan gitsin, Suriye’ye ve bölgeye huzur ve sükûnet
gelsin!

x  
x   x

İLGİLİ YAZI

RUSYA/Putin Nakavt, SURİYE
Gitti

 

[email protected]

<- Makale listesine don

Yorumlar

Henuz yorum yok.

Yorum Yaz