Evrenin Hesabı ve Sudokunun Öğrettikleri
Paulo Coelho’nun,
Işığın Savaşçısı adlı kitabından birkaç özdeyiş:
“Işığın savaşçısı yüreğinin
sessizliğinde kendisine yol gösterecek bir ses duyacağını bilir.
Işığın savaşçısı harekete geçmelidir
ancak evrenin de bir şeyler yapmasına fırsat (izin) vermelidir.
Hayalini gerçekleştirmek hem
sağlam bir iradeyle hem de içten bir kabullenme inancıyla mümkündür.
Işığın savaşçısı herkesin
birbirinden korktuğunu bilir.
Savaşma onurunu hak etmeyen
birisiyle asla dövüşmez.”
Coelho, eserinde, Lao Tzu’nin
“Sevgi biriktirmek uğur getirir, öfke biriktirmekse felaket…” sözlerini de
aktarıyor.
Bendeniz de yukarıdaki özdeyişlerden
ilham alarak ekliyorum:
Evrenin de bir planı, fikri, olaylara
müdahalesi ve HESABI olduğunu daima hatırla!
* * *
SUDOKUNUN
ÖĞRETTİKLERİ
Bildiğiniz gibi, sudoku, dokuz
ana rakamla oynanan bir oyun, bir bulmaca… Gerçek bir zekâ oyunu. Tabii “zor”
ve “çok zor” sudoku bulmacalardan söz ediyoruz. Zor sorunları çözmeye
çalışırsan bilmece çözmenin bir anlamlı olur.
Çünkü zorlandıkça zihin
gelişiyor, keskinleşiyor, beynin nöronlarında yeni bağlantılar oluşuyor.
Bir düşünürün dediği gibi, “hayat
problem çözmektir”. Yaşadığımız müddetçe, her gün, her an problem
çözüyoruz. Problem çözmeye mecbur kalıyoruz. Hayatın problemleriyle sudoku
problemleri birbirine çok benziyor.
Zor sudoku problemlerini
çözerken, bir an gelir çözüm durur! Artık boş kutulara yeni bir rakam yazamaz hâle
gelirsiniz. İlerleyemezsiniz. Bütün yollar tıkanmış gibidir. Hayatta da öyle
değil midir? Bazen bütün yollar çıkmaz sokak olur!
İşte o durumlarda, “gözden
kaçırdığım bir şey var” diye düşünmeliyiz! O vakit, bulmacaya/probleme daha
dikkatli bakmak lâzımdır… Belki biraz uzaklaşarak, yukarıdan veya ayrıntılara
biraz daha yakından bakmak gerekiyordur. Dikkatle bakarsınız ve gerçekten
gözden kaçan noktayı bulursunuz. O parçayı yerine koyduktan sonra, genellikle iş
çorap söküğü gibi ilerler. Meseleyi çözersiniz.
Bazen, ne kadar, “muhakkak
gözden kaçırdığım bişey var” deseniz de sayısız farklı bakış açısıyla
probleme baksanız da ipucu yakalayamazsınız… Gözden kaçırdığınız hiçbir şey
yoktur. Gerçekten hiçbir ipucu yoktur.
O vakit, ne yapmalı?
Sezgi!
Sezginizi devreye
sokmalısınız!
Hiçbir çözüm yolu gözükmüyorsa
sezginizden yararlanacak, içgüdünüzle hareket edeceksiniz demektir. İçinizden gelen
en uygun parçayı veya rakamı boş olan yere koymanız gerekiyordur.
Bütün yollar tıkalıysa ve
muhakkak bir karar verilmesi gerekiyorsa, ortada mutlaka çözülmesi gereken bir
problem varsa inisiyatif kullanmalısınız. Kararlı olmalısınız. Bir karar
vermelisiniz.
Sezgilerinizle…
Büyük bir ihtimalle,
verdiğiniz kararın doğru çıktığını göreceksiniz!
x x x
İLGİLİ YAZILAR
BEYİN, Kâinat; Ölçülemeyen
Cennet
Korkulara Son: Alzheimer
Başka Bunama Başka
AÇIKÇA İLN EDİYORUM
DİKKAT: Bu uzun bir
yazıdır. Sonuna kadar okumadan kızmayın, yargılamayın, hüküm
vermeyin. Sonuna kadar okuyun önce, ondan sonra boynum kıldan ince.
[email protected]