İsmail Hakkı CENGİZ

İZMİR / BAYRAKLIih.iyiinsan.com

GENEL HABERLER’DE DEVRİM

Haberlere yeni bir anlayış

Makale

İlişkilerde KALİTE: Benmerkezci mi, Ana-Baba mı, Yetişkin misiniz?

2022-10-05 00:00:00
Okunma: 1 | Yorum: 0

Birbirimizle ve toplumla ilişkilerimiz çok yönlü muamma!
Bu konularda bilgiye ulaştıkça, kendimi muammanın sırlarını çözmüş gibi
hissediyorum.

Bilgileri, Anadolu Üniversitesi’nin “Etkili
İletişim Teknikleri” kitabından alıp özetleyerek sunuyorum.

İLETİŞİMDE KALİTE
bölümünde üç benlikten bahsediliyor. Çocuk, ana-baba ve yetişkin
benlikleri. Çocuk benliği, benmerkezci algıyla çok yakın olduğu için
ikisini birleştirdim.

Yetişkin hatta ana-baba olduğumuz halde, bazen çocuk
benliğimiz ağır gelebilmekte hatta bazı kimselerde çocuk benliği, hayatının
büyük bölümünde etkin olabilmektedir. Aşağıdaki bilgiler, bize öncelikle
kendimizi, sonra da çevremizdeki diğer kişileri daha iyi tanıma ve anlama
imkânı sağlayacaktır.

ANA-BABA BENLİĞİ

Ana-baba tavrı takınarak, insanlara öğütler
veren, onları istekleri doğrultusunda yönlendirmeye çalışan benlik hâli… Bu
benlik durumu, insanlara nasıl davranmaları gerektiği konusunda öğütler,
emirler verir. Ana-baba benliği hem koruyucu hem de yargılayıcı olarak
kendini gösterir.

Bu benlik durumunu öne çıkaran kişiler için
başkalarının görüş ve bakışları çok önemlidir. Onlar için kendi düşünceleri
değil, yaşadıkları toplumun değerleri, “el-âlem ne der?” kaygısı
önemlidir.

Ana-baba benliği baskın olan kişi, karşısındakini
dinlemeye ve anlamaya değil, onu değiştirmeye çalışır. Bunlar
iletişim kurarken genellikle;

Yargılar,

Denetler,

Ders verir,

Akıl öğretir,

Korur ve kollar,

Sahip çıkar,

Problem çözer,

Kısıtlar,

Önyargı ve kalıpları vardır.

BİR GÖZLEMİM: Ana-baba
benliği baskın olan kişiler, 70-80 yaşlarına gelmişlerse, kendilerini cümle
âlemin anası, atası ve bilgesi zannedebilirler.

ÇOCUK BENLİĞİ (BENMERKEZCİ)

Çocuk, kendisini bütün evrenin merkezinde
sanır. Dünyayı kendi etrafında dönüyormuş gibi algılar. Her şey, herkes kendisi
için, kendisine hizmet için vardır. Bütün çevresini kendine göre
yönlendirmeye çalışır.

Çocuk benliği baskın olan, benmerkezci kişi, başkalarının
ne düşündüğünü ne hissettiğini hiç önemsemez. O hep, ben, ben, ben der, hep
bana göre, hep benim için der! Sabırsızdır ve dinlemek için gereken çabayı
göstermekte zorlanır. Bu benliğe sahip kişi iletişim kurarken genellikle;

Kontrolsüzdür,

Sorumsuz davranır,

Yaratıcıdır,

Hazza yöneliktir,

İçinden geldiği gibi davranır,

Benmerkezlidir.

YETİŞKİN BENLİĞİ

Bu benlik, insanın akılcı ve mantıklı tarafıdır.
Olay ve olgulara gerçekçi değerlendirmeler yaparak bakar. Kendisine öğretilenleri
sorgulamaksızın olduğu gibi kabul etmez. Üzerinde düşünerek doğruluğuna veya
yanlışlığına karar veren bir benliktir. Başkasının hatırı için karar
vermez. Doğrusu neyse onu yapar. Uzlaştırıcı, sorun çözücüdür.

İletişimin ve ilişkilerin kalitesi
açısından, yetişkin benliği biraz daha ön plana çıkmaktadır. Yetişkin benliği
karşısındakini anlamak için EMEK verir. Bu kişiler iletişim kurarken
genellikle;

Akılcıdır,

Paylaşır,

Anlar,

Geliştirir,

“Beraber düşünelim” der.

Çözüm bulmaya yöneltir.

x   x   x

Görüldüğü gibi, ana-baba olmak, “yetişkin benliği”
kazanmaya yetmiyor. Ana-baba olsak da olmasak da “yetişkin” bir benlik
sahibi olmak önemli!

Öte yandan, yetişkin benliği, ideal bir benlik gibi
gözüküyorsa da sürekli yetişkin benlikle davranmak, iletişim kurmak, kendimiz ve
karşımızdaki kişiler için çok sıkıcı olabilir.

Eğlenceli olabilecek yerde, belki şakayla karışık ana-baba
veya çocuk tavrı takınmak gerekebilir.

Bence, bu bilgilerin en önemli işlevi, çevremizdeki
kişilerin hangi benliğinin ağır bastığını fark etmek ve ona uygun davranışlarda
bulunmamıza ışık tutmasıdır.

x   x   x

ÖNERİ

DOSTLAR BENİ HATIRLASIN, Şiir,
Aşık VEYSEL, Salihli-Kurşunlu Şelalesi manzaralarıyla - YouTube

 

[email protected]

<- Makale listesine don

Yorumlar

Henuz yorum yok.

Yorum Yaz