Nüfus Yapımız, GELİŞMİŞ ÜLKE Nüfus Yapısı
Türkiye’de doğurganlık ve bebek ölümleri azaldı, ortalama ömür
süresi arttı.
Ortalama ömür süresinde nereden nereye
geldiğimize bakalım:
1950-1955 döneminde dünyadaki ortalama ömür süresi 47
yıl*…
Aynı dönemde Türkiye’deki ortalama ömür süresi 41 yıl.
Demek ki o dönemde, Türk insanı, dünya ortalamasından 6 sene daha az
yaşıyormuş.
Gelelim bugüne:
2015-2020 döneminde dünyadaki ortalama ömür süresi 72
yıl…
Şimdi, sıkı durun!
Aynı dönemde Türkiye’deki ortalama yaşam süresi 78,5
yıl.
İnce dikkat! Yirminci asrın
ortalarında, Türkiye’deki yaşam süresi, dünya ortalamasının hayli
gerisindeyken, bugün, dünya ortalamasının bir hayli üzerine çıkmış. Gelişmiş
ülkelerdeki yaşam süresi 81 yıl. Gelişmiş ülkelere ne kadar yakın olduğumuz
son derece açık!
Nüfus yapımızda, gelişmiş ülkelere en fazla benzeyen taraf,
doğurganlık hızlarımız… Kadın başına, yaklaşık olarak 2 çocuk. Bunun
en önemli sebebi; kadınların evlenme yaşının yükselmesi… Günümüzde, kadınların
ortalama evlilik yaşı 25’in üzerine çıkmıştır.
BUNLARIN GELİŞMİŞLİKLE NE ALKASI
VAR?
Kadınların ortalama evlenme yaşının 15-16’lardan 25-26’lara
gelmesi, kadın başına ortalama doğum sayısının 6’dan 2’ye düşmesi, ülkedeki
çok büyük bir anlayış değişikliğinin sonucudur. Eğitimin yaygınlaşmasının,
özellikle kadınların eğitilmesinin bir sonucudur.
Bu, bir zihniyet devriminin göstergesidir.
Bu, aydınlanmanın, aydınlığın karanlıkları yok ettiğinin
bir göstergesidir.
Bu nüfus yapısı, bizim Batılı bir toplum
olduğumuzun kesin kanıtıdır.
Bu nüfus yapısını geriye döndüremezsiniz… Bu nüfusun
gideceği yer tarikatlar, cemaatler değil, dernekler, birlikler, kooperatiflerdir.
Bu nüfus yapısıyla ülke daha çok sivilleşmeye, daha çok
laikleşmeye, daha çok demokratikleşmeye yelken açacaktır.
Bu nüfus yapısının temel değerleri; akılcılık, bilimsellik, sorgulamadır.
Bu, gelişmiş ülke nüfus yapısı, Cumhuriyet devrimlerinin
parlak bir zaferidir.
Cumhuriyet ışığının karanlıkları yırtması, bizi
ilelebet aydınlatmasıdır.
Cumhuriyet’in yüzüncü yılında, “gelişmiş bir ülke”
olduğumuzu, “gelişmiş ülkeler” sınıfına girdiğimizi net olarak söyleyebiliriz.
Buraya elbette Cumhuriyet Devrimleriyle geldik. Bize
Cumhuriyet aydınlığını, dolayısıyla bu gelişme yolunu armağan eden Büyük
Atatürk’ü rahmetle, hayranlık ve şükran duygularıyla anıyorum. Ruhu şad
olsun.
x x x
ÖNERİ
ATATÜRK TEK ADAM
MIYDI? - YouTube
(*): Anadolu Üniversitesi, Nüfus ve Toplum ders kitabı
[email protected]