İsmail Hakkı CENGİZ

İZMİR / BAYRAKLIih.iyiinsan.com

GENEL HABERLER’DE DEVRİM

Haberlere yeni bir anlayış

Makale

Deprem Hepimizi Vurdu; Derece, Derece

2023-02-22 00:00:00
Okunma: 1 | Yorum: 0

Hepimizi vurdu derken, hem yıllar içinde, ülkenin her
yerinde meydana gelen depremlere maruz kalan milyonları hem de son büyük
depremlerin hepimizi etkilediğini dile getirmek istiyorum.

Pazarcık’taki 7,8 ve Elbistan’daki 7,7
şiddetindeki depremi bizzat bölgede yaşayan Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman,
Malatya, Osmaniye, Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana ve Gaziantepliler tabii
ki en büyük sarsıntıyı geçirdiler. En büyük hasarı ve zararı gördüler. Memleketin
geri kalanında yaşayanların, deprem bölgesinde yaşananları tam olarak
anlayabilmesi mümkün değil.

Lâkin 6 Şubat Pazartesi gününden beri, gece gündüz
deprem konuşulmayan hane var mıdır? Gündüz işyerlerinde, arkadaş buluşmalarında
ve bütün telefon görüşmelerinde en fazla insanları meşgul eden konu nedir? Gece
yatarken, “sabaha acaba deprem olmadan, enkaz altında kalmadan uyanabilecek
miyim?” korkusuyla yatağa girmeyenimiz kalmış mıdır?

Banyoda, “depreme çıplak yakalanabilirim” kaygısıyla,
haftalardır banyo yapamayanlar olduğunu duyuyoruz.

DEPREMZEDE RUH HLİ

1992’deki, 6,8’lik Erzincan depremini
yaşayan biri olarak o günlerdeki ruh hâlimi kısaca anlatayım; siz onu onla
çarparak 6 Şubat 2023 depremlerini yaşayanların ruh hâlini anlamaya çalışın!

Deprem anında korkunç bir çatırtı duyuyorsunuz. Çok büyük
bir kuvvet, apartmanı sımsıkı kavramış sallaya sallaya yıkmaya çalışıyor. Sonradan,
31 saniye sürdüğünü öğrendiğimiz sarsıntı hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor. “Son
dakikam geldi” diyorsunuz. 31 saniyelik sarsıntıyı saatler sürmüş gibi
hissediyorsunuz.

Eviniz yıkılmadı, kurtuldunuz. Artçı sarsıntılar başlıyor. Artık
eve giremiyorsunuz. Aylarca sürecek bir tedirginlik, endişe, korku hatta panik
hâli!

“Artık eve girememek”!

Artık, hayatınız asla eskisi gibi olmayacak,
olamayacak duygusu içinde yaşamaya başlıyorsunuz. En küçük
bir sarsıntı, otururken birisinin sandalyenize dokunması, koltuk veya bankta
oturan birinin küçücük bir hareketi, kapının önünden gürültüyle geçen bir araç
hatta sırtınızla yaslandığınız yer arasında duyduğunuz kalp atışınız, sizde, “deprem
oluyor” korkusu yaratmaya yetiyor. Bu korku ve kaygı hâli, şiddetli olarak
aylarca, azalarak yıllarca devam ediyor. Depremi yaşayanların böyle bir ruh
hâli içinde olması belki normaldir. Ancak bütün bir toplumun benzer ruh hâlinde
olması normal midir?

HAYIR, BU RUH HLİ NORMAL DEĞİLDİR

Korku, kaygı bütün bir milleti sarmamalı… İş yapamaz,
üretemez hatta gülemez, istikbali göremez, hayal kuramaz hâle getirmemeli! Normal
“deprem bilinci”, paranoya hâline gelmemeli!

Depreme karşı her türlü tedbiri alalım, doğru işleri ve
şeyleri yapalım, sonra da tevekkülle işlerimize bakalım, yatıp uyuyabilelim,
banyoya girebilelim. Depreme çıplak yakalanabiliriz, insanlık hâlidir. Kimse bizi,
“çıplak öldük” diye kınamaz. Nitekim daha önceki depremlere de çıplak
yakalananlar olmuştur. Hiçbir ceset çıplak olarak çıkarılmaz, teşhir edilmez.

Şu anda psikolojimiz çok bozuktur. Hanelerde, apartmanlarda konutlarının ne olacağı konusu tartışılıyor.
Kişisel kaygılar zincirleme yayılıyor. Bütün bir toplumu sarmaya başlıyor. Bu
korkular, kaygılar, tedirginlik son derece sağlıksız, sakıncalı ve tehlikelidir.
Bütün bir toplumun sağlığından, ruh hâlinin bozulması tehlikesinden
bahsediyorum. Bunun farkına varıp, bir an önce “normal”e dönmeliyiz.

Normale dönmek için kendimizi zorlamalıyız!

[email protected]

<- Makale listesine don

Yorumlar

Henuz yorum yok.

Yorum Yaz