Son 30 Günde Seçmen Tercihleri Değişir mi?
Değişebilir!
Siyaset bilimciler ve kamuoyu araştırmacıları, “seçime
birkaç ay kala tercihler pek değişmez” diyor.
Partilerin milletvekili listelerini görünce neden
değişmesin?
Benim tercihim değişti.
Benim tercihim değiştiğine göre, her seçmenin tercihi
değişebilir.
Tabii değişim muhalefetten iktidara doğru değil.
Muhalefetten başka bir muhalif partiye. Oy gizli olduğu ve amacım yönlendirme
olmadığı için parti ismi vermiyorum.
Cumhurbaşkanlığı seçimindeki tercihimi
değiştirmiyorum. Seçilmesi kuvvetli bir adayı destekliyorum. Elbette milletvekili
seçiminde de baraja takılacak, boşa gidecek bir tercih yapmayacağım.
İTTİFAK İÇİNDEKİ PARTİLERE
VERİLEN OYLAR İSABETLİ
Bahçeli-MHP, anti demokrat, otoriter, baskıcı
bir görüntü veriyor. Fakat bildiğiniz gibi, İttifak Yasası ve sonradan
ona eklenen, seçim barajını %10’dan 7’ye indiren uygulama MHP’nin
teklifi ve eseri. Bunlar gayet demokratik düzenleme ve uygulamalar. Hele, 40
yıl değiştirilmeden uygulanan seçim barajının %7’ye inmesi gerçek bir devrim. Gönül
ister ki baraj sıfır olsun. Tabii o günler de gelecek. Ama kırk yıl “dokunulmayan”
barajın indirilmesi de çok önemli bir gelişmedir. Bunun için Bahçeli ve MHP’ye
teşekkür ederim.
İttifak içinde seçime girince ve ittifakın toplam oyu
%7’yi geçince, ortakların hiçbir baraj sorunu kalmıyor. İttifak partilerine
verdiğin oylar da asla boşa gitmiyor. Yüzde 1’lik bir parti, oylarını
yoğunlaştırabildiği bölgede vekil çıkarabiliyor. Vekil çıkaramadığı bölgede,
oyları ittifakın diğer partilerine yazılıyor. Yani atılan hiçbir oy heba
olmuyor.
Muharrem İnce’nin ve
Partisinin Hiçbir Etkisi Yok!
Barajı geçme değil, yaklaşma imkânı bile yok…
Yanal kanalların ve trollerin şişirmesiyle ego
kabarması var…
Bu partinin ve başkanının seçimlere herhangi bir
etkisinin olacağını beklemiyorum.
Aslında, kendileri de beklemiyorlar!
Eğer gerçekten, oraya az-çok bir yönelim varsa, en
büyük tercih değişiminin orada olacağını tahmin ediyorum.
x x x
HENÜZ İŞTAHIN VARKEN
SOFRADAN KALKMAK LZIM
Hz.
Peygamber, “henüz iştahınız varken yemekten elinizi çekin” derken, elbette
hedefinde, en önce ve her şeyden önce gıda ve gelir dağılımı adaletini sağlamak
vardır. Bu asla göz ardı edilemez. Çünkü Hz. Muhammed’in getirdiği nizamın
temelinde adalet vardır.
Bu
hikmetli, bu sırlı sözün sıradan bir söz olmadığını idrak edip, üzerinde uzun
uzun düşünüp, benimsemeli, içselleştirmeli, hikmet ve yararına yürekten
inanmalı, her sofraya oturuşumuzda hatırlamalı ve “söz”e tam bir imanla
uymalıyız.
Bir de
hadisin, mecazî anlamı var!
Şöyle:
Henüz iştahınız varken makamı-memuriyeti bırakınız…
Daha
iştahınız varken rütbeyi, koltuğu bırakınız…
Daha
iştahınız varken siyaseti, kulüp, dernek, vakıf başkanlığını bırakınız … Vs.
gibi…
Nasıl
ki sofradan tıka-basa doyarak kalkmak, başta “hazımsızlık”, şişkinlik,
göğüs ve yürek sıkışması meydana getiriyor. Makam ve memuriyetlerden de daha
iştahınız varken ayrılamamak benzeri rahatsızlıklara sebep olabilir.
Makamı-memuriyeti,
koltuğu, rütbeyi, iktidarı vaktinde “bırakmasını bilmek” ise, büyük bir
iç huzuru, büyük bir ferahlık getirebilir.
Artık
zamanının dolduğunu bilmek, gençlerin önünü açmak, siyaseten çok büyük bir
rahatlama sağlayabilir. İktidara taptaze bir kan, gençleşme, dinçleşme,
zindelik getirebilir.
Topluma
büyük bir rahatlama, umut, moral, cesaret aşılayabilir.
Gençlere
adalet duygusu kazandırabilir, başarma hissi ve azmi verebilir.
Gelişme
ve kalkınmayı hızlandırabilir.
Daha
iştahın varken koltuktan kendi arzun ve iradenle kalkmak… Kovulmadan kalkmak…
Zor…
Çok zor…
x x x
Öneri
YOLLARIN SONU, ATSIZ
HOCA’nın muhteşem Şiiri - YouTube
[email protected]