Soğanın Cücüğü
Sayın Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati, soğan
aşırı pahalandı diyenlere, “sen biraz soğanın cücüğüyle oyna” dedi.
Dedi de niye dedi anlamadım!
Gerçi, çok komik bir vurgulamayla söyledi,
çevresindekileri güldürdü. Doğrusu, ben de güldüm. Aklıma geldikçe de
gülüyorum. Ama bu güldürünün, kilosu 30 liraya çıkan soğan buhranına nasıl bir
şifa olacağını anlayamadım.
Ne oluyor yani, soğanın cücüğüyle oynayınca fiyatlar
mı düşüyor?
Hem soğanın, ortasındaki o en lezzetli minicik bölüm
oynanacak bişey mi?
Bununla beraber, Nebati’nin kendine has tonlamasıyla,
“biraz cücüğüyle oyna” demesi insanı güldürünce, vakanın mizahî bir yönü ortaya
çıkmış oluyor. Sorunu bir nebze yumuşatıyor. Ki bu da faydadan uzak sayılmaz.
SOĞAN
BUNALIMINA BİR ÇÖZÜMÜM VAR
Haddizatında, soğan çiğ
olarak pek yenmiyor. Henüz fiyatı böyle uçmadan, ucuzken, salatalardan
kovulmuştu, nazik nefeslerimiz kokmasın diye… Yani çiğ soğan pek aranmıyor!
Ama pişecek yemeklere bol
bol soğan konuyor.
Diyorum ki yemeklere de
soğan koymayalım!
Ben böyle deyince, el cevap;
“soğansız pişen yemek lezzetli olmaz… Yemeğe tat katan soğandır”!
Aynı fikirde değilim.
Yemeklerin içinde soğan, hele diri diri kalırsa hiç güzel olmuyor. Soğan
katılmayan yemekleri daha lezzetli buluyorum.
Diyelim ki ben haksızım,
soğan, gerçekten yemeklere tat katıyor!
Tamam… Yemeklerin lezzeti
azalırsa, bu bizim için daha iyi değil mi?
İştahımız azalır…
Daha az yeriz.
Tuz, hormon, doymuş yağ, sebzelerdeki
bitki ilacı bünyemize daha az girer. Bunların zararlarından bir nebze korunmuş
oluruz.
Az yemekle, daha az kilo
alır, obeziteyle mücadele ederiz.
“Doymadan kalkın” Hadisi’ne
hayat vermiş oluruz.
Sağlık hatta performans
kazanırız.
Böylece, soğana talep
azalacağından fiyatı da düşer. Tabii3-5 liralara düşmesi artık hayal… Belki 10-15
liraya kadar geriletebiliriz.
[email protected]