DERİN NEFES Uygulaması Her Derde DEVA mı?
Dert deyince, önce, rahmetli Barış Manço’yu
hatırlayalım ve analım; “Cacık” adlı parçasında der ki: Derdim
öylesine büyük ki dostlar, kırka yarıp yine kırka bölseler, sonra da kırk
bostana gübre diye serpseler, kırk bin türlü ot biter de kırk bin derde deva
olur diyorum. Övünmek gibi olmasın ama dostlar bugünlerde kendimi hıyar gibi
hissediyorum. Hani, ince dilim doğrasalar beni Akdeniz cacık olur diyorum.
Hatta Atlas Okyanusu hatta Hint Okyanusu hatta ve hatta Büyük okyanus cacık
olur diyorum. Böyle cacığa rakı mı dayanır?
Barış Manço’yu böylesine acı acı, böylesine dertli
dertli söyleten neydi bilmiyorum. Lâkin benim de büyük bir derdim
olduğunu, “Açıkça İlân Ediyorum” başlıklı yazıda anlatmıştım. Hepimizin
büyüklü küçüklü dertleri vardır. Bugünkü dertleri çözsek bile yine, yeni
dertler kapımızı çalacaktır.
Dertlerimiz; fiziksel, zihinsel, ruhsal olabilecektir.
Bunlar bazen hatta çoğu zaman üst üste gelip bizi bunaltacaktır. İçimizde, şu
anda da bunalanlar vardır. Dertlere tıbbi yönden, sosyal yönden çözüm yolları,
ilaçlar sunulmuştur mutlaka… İlaçları kullanmaya, destekleri almaya devam
edelim. Şimdi, benim önereceğim çözüm yolu, var olan yollara bir ek, bir
takviye şeklinde düşünülmeli.
“Derin nefes” alıştırmaları bendenizi ruhsal, fiziksel ve zihinsel
yönden çok rahatlatıyor. Somut olarak faydasını gördüğüm için sizlere de
tavsiye ediyorum.
DERİN NEFES NASIL UYGULANIR?
Daha önceki yazılarımda da bundan bahsetmiştim… En
yaygın derin nefes uygulaması, yere uzanarak, karnı da şişirecek biçimde,
burundan deriiiin bir nefes almak ve ağızdan yavaşça vermek şeklinde yapılır.
Bu şekildeki derin nefes alıştırması oturarak ve ayakta da yapılabilir. Ancak
ayaktayken karnı şişirmek pek mümkün olmaz. Bu şekildeki uygulama en az beş kez
tekrar edilir.
Diğer bir uygulama; ciğerlerimize derin bir nefes
çektikten ve nefesi içimizde üç saniye kadar tuttuktan sonra yine ağızdan
yavaşça vermek şeklinde olandır. Bu alıştırma da en az beş kez tekrar edilir.
Her iki uygulamanın, günde 5 dakikadan az olmamak
üzere tekrar edilmesi gerekir. Bunları daha önce yazdım ve kendim de yıllardır
uyguluyordum.
Yaklaşık bir ay önce, biraz farklı, daha doğrusu, daha
uzun ve daha düzenli bir şeklini öğrendim.
Şöyle: Yere uzanıyorsunuz. Burundan derin bir nefes
alıyorsunuz, nefesinizi tutuyorsunuz, beşe kadar sayıyor ve nefesi ağızdan
boşaltıyorsunuz. Bunu 20 kez tekrar ediyorsunuz. Aynı uygulamayı otururken,
ayaktayken ve yürürken, yine 20’şer kez tekrar ediyorsunuz.
Eğer bu uygulamaları arka arkaya yaparsanız, nefes
nefese kalıyor, spor yapmış gibi oluyorsunuz. Nabzınız yükseliyor. Bu
arada, kültür-fizik hareketleriyle birlikte gerçek bir spor etkinliği de
yapabilirsiniz. O vakit, daha uzun süre “derin nefes” almak zorunda
kalacağınızdan, vücuda giren “bol oksijen”in faydasını kat kat fazla
görebilirsiniz.
GÖRDÜĞÜM SOMUT FAYDA
İki yıl önce, bir şikâyetim dolayısıyla göğüs
doktoruna gittim. Çekilen tomografi sonucunda akciğerimde 7 ve 3 milimetre
büyüklüğünde iki nodül olduğu ortaya çıktı. Doktor, zararlı bişey olmadığını
ama 6 ayda bir kontrol ettirmemi söyledi.
Ben de her 6 ayda bir hastaneye gittim ve tomografi çekildi. Her
seferinde nodüller görünmeye devam etti. Kasım 2023’te çekilen tomografide ise
nodüller gözükmedi. Kaybolduğu veya rapora girmeyecek kadar küçüldüğü ortaya
çıktı. Göğüs doktoru, “akciğerlerin de karaciğer gibi kendini yenilediğini,
tedavi ettiğini” söyledi.
Bendeniz, bu tedavide, son bir ayda yaptığım, “derin
nefes” alıştırmalarının da etkisi ve katkısı olduğu görüşündeyim.
TEDAVİ EDEN OKSİJENDİR
Bildiğiniz gibi, başta kan dolaşımı, vücudun bütün işlevleri
oksijene ihtiyaç duyuyor. Bütün organlarımız hayatiyetini oksijenle sürdürüyor.
Normal nefesle aldığımız oksijen, organlarımızın sağlıklı olmasına, hele
arızalı bir organın tedavisine yetmemektedir. Hatta şunu bile söyleyebiliriz; vücuda
az gelen/giren oksijen, sağlam bir organın işlevini tam yapmasına engel olduğu
gibi, o organın güçten düşmesine, hastalanmasına da sebep olabilir.
Öte yandan, şehirlerdeki havanın kirli olması
dolayısıyla, vücutlarımızın normalden daha fazla oksijene ihtiyaç duyduğu
kanaatindeyim. Kirli havada oksijen oranı azaldığından, organlarımız, muhakkak
ki daha derin nefesle vücuda girecek daha yoğun oksijene ihtiyaç duyuyor.
Hâl böyle olunca, derin nefes, bırakın hasta organın
tedavisini, normal sağlığımızı sürdürebilmemiz için bile zorunlu bir ihtiyaç
durumunda…
Derin nefes alıp da ciğerlerimizi oksijenle
doldurduğumuzda, kanımız en kılcal damarlara kadar bol oksijen taşıyor. Böylece
bütün vücut uyarılmış oluyor. Bütün eklemler, kaslar, iç organlar enerjik hale
geliyor. Bütün vücut yenileniyor ve zindeleşiyor.
ALZHEİMER’E KARŞI DA ETKİLİ OLABİLİR
Alzheimer, bilindiği gibi, beyinle ilgili bir
hastalık. “Beyin hücrelerinin ölümüne bağlı olarak” ortaya çıkan bir rahatsızlık.
Beyin hücreleri neden ölür? Şunu biliyoruz: Nefesle aldığımız oksijenin yüzde
40’ı kan dolaşımıyla doğrudan beyne gidiyor. Yani, vücut ağırlığının yüzde
2’si kadar olan organımız, aldığımız oksijenin yüzde 40’ına ihtiyaç duyuyor.
Demek ki oksijen, en fazla beyne lâzım! Şu çıkarımı rahatlıkla yapabiliriz: Beyne
oksijen az giderse beyin hücrelerinin ölümü hızlanır, fazla giderse hücrelerin
ölümü yavaşlar, durur, belki yeni hücrelerin oluşumu bile sağlanır.
O vakit, beyne bol oksijen gönderelim! Nasıl
göndereceğiz? Deriiin, deriiiin nefes alarak. Aldığımız derin nefesi içimizde bir
süre tutarak.
Gerek Alzheimer gerekse diğer hastalıkların ruh ve
sinir sistemimiz ve sağlığımızla doğrudan ilintili olduğunu bütün uzmanlar
söylüyor. Moraliniz ne kadar iyiyse ne kadar huzurlu ve mutluysanız
bağışıklık sisteminiz o kadar güçlü, hastalıklara yakalanma tehlikesi o kadar az
oluyor.
Derin nefes, ruh hâlimizi de olumlu etkiliyor,
sinirlerimizi yatıştırıyor. Öfkelendiğimiz, aşırı gerildiğimiz durumlarda
hekimler ne tavsiye ediyor? Durun, 10’a kadar sayın, derin derin nefes alın,
diyorlar, değil mi? Zaten, öfkelendiğimiz, korktuğumuz, heyecanlandığımız zaman
nabzımız yükseliyor, otomatik olarak derin derin nefes alma ihtiyacı duyuyoruz.
Çünkü o gibi acil durumlarda derin nefesin yatıştırıcı, rahatlatıcı, tedavi
edici etkisi vardır.
Derin nefes uygulamasının uyku bozukluğu, cinsel işlev
bozukluğu, dolaşım ve boşaltım bozukluğu, kalpteki ritim bozukluğu …vb. gibi
her türlü rahatsızlıkta tedaviye yardımcı olacağını, uzun süre, düzenli olarak
yapılır ve alışkanlık hâline getirilirse ömür boyu etkili olacağına inanıyorum.
Derin nefes uygulamasını alışkanlık hâline
getirdiğiniz zaman gençleştiğinizi, dirildiğinizi göreceksiniz. İlaçlara çok az
ihtiyacınız kalacak, belki de uzun vadede bütün ilaçları bırakacaksınız.
Deneyin!
Alışın!
En güzel, en faydalı alışkanlık!
x
x x
İLGİLİ YAZILAR
1. Mükemmel Bir SAĞLIK,
Sınırsız DİNÇLİK, Kalıcı MUTLULUK ve HUZUR
2. AÇIKÇA İLN EDİYORUM
DİKKAT: Bu uzun bir yazıdır. Sonuna kadar okumadan
kızmayın, yargılamayın, hüküm vermeyin. Sonuna kadar okuyun önce, ondan
sonra boynum kıldan ince.
[email protected]