BUNALTICI KİRA BUNALIMI
Bunamayı hızlandıran bir kira bunalımı!
Yaşım 65. Bu yaşa kadar dehşetli ekonomik krizler
gördüm. Hepsinde, istisnasız hepsinde kira ücretleri düşmüştü. Oysa
şimdi, kiralar feci bir şekilde artıyor. Artıyor değil, yükseliyor değil, fırlıyor,
uçuyor!
83 yaşında bir tanıdığım var. 14 yıldır oturduğu eve
şu anda 4 bin lira aylık kira ödüyor. Ev sahibi “çık” diyor. Kiracı, “kirayı
artırayım, anlaşalım” diyor. Ev sahibi, “hayır, çık” diyor. Belli ki
isteyeceği fiyat, kiracının ödeyemeyeceği veya 4 binden sonra telaffuz
edilemeyecek kadar yüksek!
Hafta sonu, metrodayım. 15 dakikalık yolculuk
esnasında iki telefon konuşmasına kulak misafiri oldum.
Birincisi, ayakta duran bir gence gelen bir arama dolayısıyla…
Genç cevap veriyor, “ne, 1.800’den 6.000’e çıkarmamızı mı istiyor?” konuşmanın
devamında, meselenin kira ücreti olduğu anlaşılıyor. Gördüğünüz gibi, istenen artış
oranı yüzde 200’ün üzerinde.
İkincisi, vagonda, karşımda oturan 70 yaşlarındaki bir adamın
telefon görüşmesi… Elindeki eski tip cep telefonuyla, son derece çaresiz bir tonda
konuşuyor: “Bu yaştan sonra nereye gideyim, diyor. Ev taşıma masrafı
korkunç” diyor. Ve daha da yürek parçalayacak ayrıntılar…
Aynı dakikalar içinde şahit olduğum iki “kira krizi”
ve 83’lük tanıdığımın “kira bunalımı”, problemin hepimizi kuşatmış
olduğunu gösteriyor.
Bu dehşet verici kira krizi, ekonomik krizden
kaynaklanmıyor. Çünkü ekonomik krizlerde işsizlik olur, gelirler düşer ve
insanlar kiralarını ödeyemedikleri için, oturdukları evleri boşaltır, kiralar
da düşer. Nitekim 2008 krizi ve ondan önceki krizlerde hep böyle olmuştur.
O vakit, bu bunalımı nereye koyacağız? Bu kira
krizinin sebebi nedir?
Ülkeye aşırı göçmen akınının sebeplerden biri olduğunu
ben de kabul ediyorum fakat sadece bu sebep krizi açıklayamıyor. Çünkü göçmenlerin
büyük bölümünün bu astronomik kira ücretlerini ödeyecek güçleri yok. Kaldı ki
onlar, Antalya, İstanbul gibi belli noktalarda yoğunlaştıkları için ülke
çapındaki uçuk fiyatların açıklaması olamaz.
Benim gözlemime göre, krizin sebebi, öz nüfus
artışımız ve anlayış değişikliğimiz!
Nüfusumuz, yaşlanarak artıyor. Diğer bir deyişle, nüfusumuzdaki
yaşlı oranı artıyor. Nüfusumuzun yaşlanması, yaşlıların sayısının artması
büyük bir problem olmayabilirdi. Lâkin bir anlayış değişikliği oldu: Yaşlı
kişiler, tek de olsa çift de olsa, kendilerine ait evlerde yaşamak istiyorlar. Ve
evlerinde de geçici veya sürekli kalacak oğul-kız istemiyorlar.
Oysa önceki krizlerde, sorun, gençler anne-babalarının,
yaşlılar da çocuklarının yanına giderek, geçici veya kalıcı birlikte yaşamayla
çözülüyordu. Bugün geldiğimiz anlayışta, geçici de olsa kimse kimseyi yanında
istemiyor. Tabii bu da en fazla, yaşlıları etkiliyor… Böyle bir bunalım,
bunamayı tetiklemez mi?
Elbette bu çok kötü bir haber, kötü bir değişim…
Teselli edici yanı, bu değişim, gelişmiş ülke olmanın bir sonucu!
x x x
TAVSİYE
DERİN NEFES Uygulaması Her
Derde DEVA mı?
AKIL ALMAZ YİYECEK VE SU
İSRAFI, VAN GÖLÜ Buharlaşıyor, TÜRKİYE Çölleşiyor - YouTube
[email protected]